Günce Sanat Dergi | Forum | Radyo Foto Albüm | Ziyaretçi Defteri | Dost Siteler | Sitene Ekle | Yazı Gönder | Üye Ol


Kültür ve Sanat a Dair

HABER ARA


Gelişmiş Arama

EN ÇOK OKUNANLAR

İçimizdeki Fotoğraflar

Mahmut KONUKOĞLU

Kategori  Kategori : Hikaye
Yorumlar  Yorum Sayısı : 0
Okunma  Okunma : 555
Tarih  Tarih : 12 Ekim 2009 22:50

11 Punto 13 Punto 15 Punto 17 Punto


Loş bir odanın tozlu raflarına sıkışmıtı anıları.Açmaya bir türlü cesaret edemediği fotoğraf albümüne... Çocukluğu, lise yılları,üniversite sıraları, aşkları, kırgınlıkları, mutlulukları... Ve bir fotoğraf karesinde ölümsüzleşememiş milyonlarca anı kayıtlıydı beyninin kıvrımlarında. Hepsinden kurtulmak istiyordu,hepsinden. Görmeye düşünmeye tahammülü yoktu.


       İnsan içine çıkmayalı aylar olmuştu. En iyi dostları kabullendiği kitaplara ayırıyordu bütün zamanını. Aşk romanları okumuyordu yalnız. çok acıtıyordu canını. Bütün aşk romanları sevgililerin zorlukların üstesinden gelip mutlu olduğunu anlatıyordu çünkü. Ama ya o... Bir başkasının sevgisine en çok ihtiyacı olduğu anda kaybetmişti nişanlısını. Çok acımasız bir gidişti bu. Gitme! , gidersen biterim diyemedi. Hakkı yoktu buna. Kendi yalnızlığının girdabına çekemezdi onuda. Bir boğuluşa şahit kılamazdı onu. Bir başka hayatın celladı olamazdı..Tutsak duygular taşıyordu içinde,bırakmaya bir türlü cesaret edemediği. Mum ışığında kurduğu hayaller artık duvara yansımıyordu. Derinden öldürücü bir sızı vardı her hücresinde. Kabul etmekle etmemek arasında gidip gelen kısır bir döngünün ortasında yaşama esir olmuştu tüm duyguları. Bir zıtlığın tanımı gibiydi. Ölmek ya da yaşamak,pes etmek yada savaşmak, susmak ya da konuşmak,kaçmak ya da kabullenmek gibi. Değiştirebileceği herşeyle savaşabilirdi. Oysa bu savaş don kişotluk yapmaktan başka birşey değildi. Şizofren kelimeler birikiyordu dudaklarında sadece. Söylemek istediği ama inancının müsade etmediği...Neden? diyordu sadece, neden?  Herşey çok güzel olacakken neden yapayalnız kaldım yine? Allah`ım kaderim deyip kabullenirim herşeyide, neden kader çizgilerini bu kadar kalın çizdi bu sefer ?
    

 Öylece raftaki fotoğraf albüne dikmişti gözlerini. Yapabilirmiydi acaba bu sefer? Canını acıtan anılar vardı albümün içerisinde. Acaba dayanabilirmiydi bunların sancısına... Usulca kalktı oturduğu koltuktan. Albümün olduğu rafla gözleri arasında gidip gelen bir pin pon topu gibiydi düşünceleri ve karşılamakta zorluk çektiği servisler gibiydi kederleri. İçinden bir ses yapabilirsin, haydi durma diyordu. Oysa daha kuvvetli bir çığlık bastırıyordu o sesi , sakın! Ne farkederdi ki acıları anılarla yaşamak ya da yaşamamak arasında. Bir reddedişin çaresiz çırpınışlarıydı belkide bunlar.Acıdıkça olgunlaşıyordu düşünceleri. Yapabilirdi, kolay değildi belki ama bunu yapabilirdi. Elini albüme uzattığı anda farketti nefesindeki sürekliliği. Tıpkı yoruduğundaki gibi, tıpkı korktuğundaki gibi, tıpkı heyecanlandığındaki gibi... Peki bunun anlamı neyni ? Yorgunluk mu ? Korku mu ? Heyacan mı ?Adını koyamadığı bir duygu vardı içinde... Titreyen ellerine aldırış etmeden aldı albümü yerinden.Koltuğuna oturdu sonra. Uzun zamandır tanrıdan uzak kalan dudakları kıpırdamaya başladı. Muhtemelen acısının hafiflemesi için yapılan bir duaydı bu. Sonra açtı albümün kapağını. Tutamadığı göz yaşlarıla baktı ilk bebeklik fotoğraflarına. Çok sevimli görünüyordu. Gözleri annesine,çenesi babasına benziyordu. Yaş aldıkça değişen yüz yapısı bebekliğine hiç mi hiç benzemiyordu. Çocukluk dönemleri ve ilkokul zamanlarındaki fotoğrafları inceledi bir süre. Emdikçe sivrilen çubuk şekerleri hatırladı. Üç tekerli bisikletini, bezden yapılmış bebeklerini,en sevdiği kırmızı puntolu eteğini, bahçelerindeki erik ağacından düşüşünü,sobeleyemediği arkadaşlarını, ilkokul öğretmenini, siyah önlüğüne taktığı kenarı dantelli yakasını...
  

  Beklediğinden erken olmuştu sindiremediği acıların yüzüne yansıması.Dalgaların sahile vuruşu gibi çarpıyordu yüzüne tüm yaşadıkları. Yaptığı kumdan kaleleri yıkıyordu,yazdığı mutluluk yazılarını siliyordu her dalga.

     Garipti ortaokul yıllarına ait hiç fotoğrafı yoktu. İlk aşkı tatmıştı oysa o çağlarda. Belkide unutmak istediği birinin içinde yaktığı ateşle karbonlaşmıştı bu yıllara ait fotoğraflar. İşte hayatının en heyacanlı,en çarpıcı fotoğraflarına gelmişti sıra...Kendine çok yakıştırdığı daracık mini eteğiyle tüm erkeklerin kalbini oynatacak bir gülümseyişle poz vermişti iki arkadaşlarıyla beraber. Hıçkırıklarla boğuldu gözyaşaları. O kadar güzel görünüyordu ki her fotoğrafta. Çekici, alımlı,çıtı pıtı,sevecen, başdöndürecek kadar güzelbir yüze, kalp durduracak kadar vurucu bir bakışa sahipti. Canı çok acıyınca hızla çevirdi sayfaları. Bu sefer ağırbaşlı görünen, giyimiyle,kuşamıyla duruşuyla hanım hanımcık bir kız buldu karşısında. Kendi olgunlaştıkça düşünceleride olgunlaşmış, kendini bilime adamıştı. Kimya laboratuarındaki koku vardı hala burnunun damarlarında. Özledikçe duyabildiği bir kokuydu bu.


     Ve nihayet nişan fotoğraflarına gelmişken sıra, kapattı albümü. Bakacağı son fotoğraflardı bunlar. Ama engel olamamıştı içinden gelen hayırlara,bakamamıştı...

      Güneş verince ışığını aya,deniz banyo edince ayın fotoğrafını üzerinde, iki rakı kadehinin birbirine değmişliği vardır ya hani kaçınılmaz bir muhabbetle. Hani susuşlar şarkılara bırakır ya yerini. Hani birileri terkedilir ya o dakikalarda. Hani yeni aşklar başlar ya. Hani evine ekmek götüremeyen baba üzülürde. Hani biri kutlarya çocuğunun doğum gününü en lüks mekanlarda. Hani kargalar böler ya bülbüllerin şarkılarını.Hani ağlar, hani güler ya insan. Hani zıtlıktan doğar ya herşey. Hani banyo edilmiş bir kağıtta olmayan milyonlarca fotoğraf vardır ya içimizde. Onunkide öyleydi işte. Hayat denilen şeyin merkezindeydi.


      Bebeklikle başlayan evlilikle noktalanan bütün fotoğraf albümleri gibiydi onunkide. Yalnız evlilik kısmı boş kalmıştı. Oysa onunda hayalleri vardı. Beyaz gelinliğinin içinde en tatlı gülümseyişini sunacaktı davetlilere. Onunda sarılıp, koklayacağı çocukları olacaktı. O da mutlu olacaktı belkide. Beyoğlu’nun arka sokakları evinde çıkan yangına yetişmeye çalışan itfayecilere müsade etmeyecek kadar dar olmasaydı. Saçları tutuşmasaydı. Yüzü yanmasaydı.

MAHMUT KONUKOĞLU
EYLÜL - 2006
Telif Hakkı Uyarısı
İçimizdeki Fotoğraflar - ! isimli Hikaye, yazarı tarafından 12 Ekim 2009 22:50 tarihinde sitemize eklenmiştir.Eser, BESAM güvencesinde ve 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasası kapsamında olup eser sahibinden izin alınmaksızın herhangi bir eserin bir bölümü ya da tamamının alıntılanması, yayın ve yayımı, çalınması durumunda 4422 sayılı Çıkar Amaçlı Suç Örgütleriyle Mücadele Kanununun ilgili hükümleri uygulanır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır.Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...

Face Book Eseri Paylaş | Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa | Tavsiye Et Tavsiye Et

Mozan Aras Mozan Aras
Hamili Kart Şair
Hatice Engin Hatice Engin
Bugün 23 Nisan Neş'e Doluyor İnsan
Ertuğrul Erdoğan Ertuğrul Erdoğan
SAĞ VE SOL LOBLARIMIZ
Ayhan Şahin Ayhan Şahin
Oyun ve Sevgili
Tolga Arasan Tolga Arasan
Atatürk'ün Gözlerindeki Gelecek / Tolga Arasan
Evin Okçuoğlu Evin Okçuoğlu
Uşak - Panait İstrati
Hasan Çamlı Hasan Çamlı
Seni Seviyorum Öğretmenim
Yelda Karataş Yelda Karataş
İlk Söz Şiir
Çiğdem Bekar Çiğdem Bekar
İlan!
Mahmut Konukoğlu Mahmut Konukoğlu
Merhaba

SON DAKİKA HABERLERİ

ANKET

Sitemizin ve Dergimizin İçeriği





Tüm Anketler

© Copyright Günce Sanat
RSS Kaynağı | Yazar Girişi

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi

Where to buy allegra d

Watson soma from us pharmacy

Ativan overnight no membership
Online pharmacy prescription drug viagra

Money order xanax

Buy deltasone online Order cialis without prescription

Buy online without prescription ativan

Order softtabs sale online

Cheap pepcid ac online

Tramadol order pharmacy
B discount b carisoprodol
Where can you buy rohypnol
Neurontin to treat psychiatric disorders
Alcohol induced anxiety disorder dsm
Legal ways to buy vicodin

Online pharmacy retin a

Cialis prescription

Zyrtec prescription needed

Bury lancas uk buy viagra

Buy xanaxs online

Viagra and cialis cheap

Buy cheap no phentermine prescription

Prescription drug online vicodin

Effects lipitor prescription side

Purchase the drug xanax online

Free pravachol drug information online

Prilosec without prescription

Buy cheap viagra online

Cheap ambien 10 mg without prescription
Diet online phentermine pill purchase

Generalized anxiety disorder xanax

Clomid no prescription fed ex shipping

Buy cheap soma online

Viagra uk purchase
Altace on line

Phentermine without prescription 32

10 buy mg nolvadex

How to get prescription of valium

Us discount viagra

Lowest price for viagra online

Buy zoloft online
Buy pet medicine no prescription
Wellbutrin without a prescription

International online pharmacy for valium

Medical arts pharmacy phentermine

Diflucan online without prescription cheap

Cost of viagra at walmart pharmacy
Caduet discount rx program Buy valium without a prescription