| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| Günce Sanat Dergi | Forum | Radyo | Foto Albüm | Ziyaretçi Defteri | Dost Siteler | Sitene Ekle | Yazı Gönder | Üye Ol | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
KATEGORİLERHABER ARAEN ÇOK OKUNANLAR
|
Seni Seviyorum Öğretmenim
düşlerimi güzelleştirene
Seni çok özledim. Bir de iğde çiçeklerinin kokusunu. Çiçek nasıl koklanır, aya çıplak gözle nasıl bakılır,ilk senden öğrenmiştim. Ki o gündür seni iğde çiçekleriyle anımsar,karanfillerle gülümserim yüzüne. Sahi yüzün nasıldı? Ya ellerin? Aklımda kaldığı kadarıyla parmakların uzundu. Şimdi nereden biliyorsun diye soracaksın. Hala başımı okşadığın gibi, sevecen eller arıyor yüreğim. Bir de ellerinin kokusu sinmiş,bir erguvan çiçeğinin kokusu gibi saç tellerime. Bende her sabah uyandığımda ilk iş yastığımı kokluyorum. Ki senin ellerinin kokusuyla giriveriyorum yaşamın içine. Seni çok özledim. Bir kuzunun anasını özlemesi gibi bir şey işte. Yine doyursana belleğimi, el değmemiş kardelen çiçekleri gibi taptaze bilgilerle. Biliyor musun seni her şeyden çok sevmiştim.. ama bir türlü söyleyemedim. Sende bilirsin ya bizim buralarda sevgiyi dillendirmek ayıp sayılıyor. Onun içindir ki, bizlere hep acıları paylaşmayı öğrettiler. Oysa sen öyle değildin. Paylaştıkça en çok çoğalan şey sevgi derdin. İşte şimdi söyleyebilirim. Seni çok seviyorum. Seni çok özledim. Yine bana masallar anlatır mısın? Ya da karşına alıp büyük bir insan gibi yine konuşur musun? Bu güne kadar seninle konuştuklarımı kimseyle kimseyle konuşamadım. Hrp korktum, yada çekinik yaşadım. Benimle yine sohbet eder misin? Tahir İle Zöhre’yi yine kendi sesinden okur musun? “TAHİR OLMAKTA AYIP DEĞİL, ZÖHRE OLMAKTA/ HATTA SEVDA YÜZÜNDEN ÖLMEKTE.” Ayıp değil değil mi? Son günlerde kimseye soramıyorum. Yine ayıplanma korkusu düştü içime. Korkularım depreşti yine. İnan ki senden çok şey istemeyeceğim. Son bir istek; bana Berhengi’den “üç şeftali” masalını yada Abbas SAYAR!dan “yılkı atını” okur musun? Seni çok özledim. Elbiseni, çantanı, kalemini. Birlikte oynadığımız oyunları. Seninle çektiğimiz halayları. Seninle dünyama giren alıç ağaçlarını. Alfabenin “e” sini, Anadolu türkülerini söyleyen o yiğit sesini. Sözün kısası her şeyini. Seni çok özledim. Ama hep lanetler okudum Çarşamba günlerine. Hala hiç sevmem çarşambaları. Bir başka olurum o günler. Anımsıyorum karlı bir Çarşamba gidişini. Elinde, kitaplarla dolu çantan ve sırtında yatağın.(ki sonradan öğrendim. Türkiye Öğretmenler Sendikası İlçe başkanlığı yaptığın için sürülmüşsün. Şunu bil ki sürgünlüğü de senden öğrendim.) bilirdim vedaları hiç sevmezdin. Ki onun içindir, duvarların dibine saklanıp, gizlice izledim gidişini. Seni çok özledim. Biliyor musun? Öğretmen oldum. Her sabah sınıfa girerken, burnumda iğde çiçeklerinin kokusu, yüzümde bir ay parçasıyla günaydın derim bebelerime. Masama otururken sana saygısızlık yapıyormuşum duygusuna kapılırım her seferinde. Seni çok özledim. Nerelerdesin şimdi? Ya nicedir halların? Sesime ses, soluğuma soluk ver. Ya da bir Çarşamba hiçbir şey olmamışçasına bahar kokularıyla çık da gel. Biz hazırız. Defalarca seni anlattım öğrencilerime. Hep seni merak ediyor bebelerim. Seni çok özledim. SENİ SEVİYORUM ÖĞRETMENİM. MEDELE(AY EVİ) Hasan Çamlı 23.11.2009
Eseri Paylaş
|
Yazdırılabilir Sayfa |
Tavsiye Et
| Yorum Yaz
|
SON DAKİKA HABERLERİ |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
© Copyright Günce Sanat Altyapı: MyDesign Haber Sistemi |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||