| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| Günce Sanat Dergi | Forum | Radyo | Foto Albüm | Ziyaretçi Defteri | Dost Siteler | Sitene Ekle | Yazı Gönder | Üye Ol | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
KATEGORİLERHABER ARAEN ÇOK OKUNANLAR
|
Al Sana Hak !!!
Son haftalarda Türkiye’de yaşanan olayları televizyonlarda izlemekten kimyam bozuldu.Hangi olaya daha çok üzülmem gerekiyor?hangisine daha çok Vah! Tüh! yapacağıma bilememekten şaşkınım.Bir o kadar da üzgün. Ankara’nın dondurucu soğuğunda üzerine su ve biber gazı sıkılan çocuklarından ,evinden uzak bugün beşinci gününü tamamlayan Tekel işçileri aslında Türkiye’nin özetini vermekte bize günlerce.Yerlerde sürünüyorlar, tartaklanıyorlar, tam da gözlerine hedefleniyor biber gazı.Kadın işçiler ağlama krizinde “benim oğlum sizin için asker” diyor.Titrek sesiyle cumhurbaşkanı ve başbakanın eşlerine sesleniyor “siz de annesiniz” diyor. “Derdimiz çocuklarımızın karnını doyurmak ,okutmak” diyor ,Ankara’nın puslu havasına dağılıyor hüznü, çaresizliği.Et yığınları meclisin koltuklarına yayılmış vıcık ,vıcık.Duyan olmuyor. “Maraş’tan geldim” diyor.Diğerleri,Kütahya’dan,Muş’tan,Zonguldak’tan. “Peki Ankara nerde?” diyorum, kendi kendime.Sizin konuğunuz onlar.Sizler sıcacık evlerinizde don-gömlek otururken, çocuklarınız en seçkin okulların en seçkin eğitimcilerinden ,eğitim alırken , bu onurlu direnişe desteğinizi neden esirgiyorsunuz? Sıhhiye’den ,Sakarya dan geçerken bir yaşlı teyzenin dediği gibi “ Bunlar da daha ne istiyorlar ki? Maaşları var, işleri güçleri var” deyip kızdınız mı yoksa? Onlarla,yüzlerle,binlerle destek verseydiniz keşke demek geliyor içimden.Ama demiyorum.Biliyorum ki sizler de kuzu gibi sıranın size gelmesini bekliyorsunuz, bizler gibi. İzmit var sırada.Sayıca azaltılmalarına rağmen yine de geçen yıla oranla bir azalma görülmemiş tersane işçilerinin ölüm oranlarında.Önlem olarak sadece işçiler eğitime tabii tutuluyorlarmış.Ancak eğitim ücretli ve işçinin maaşından kesildiği için, maaşlarının düşmemesi için ölüm pahasına ölümden korunma yollarını öğrenemiyorlarmış.Duyduklarıma inanamıyorum.En temel hak olan yaşama hakkını öğrenmenin yolu , para. Önce Bursa Kemalpaşa’dan sonra da Kilis’ten geldi ölüm haberleri.Karanlıklara tutulan ışıktı başlarındaki lambalar.Direnişin ,emeğin sembolüydü onlar .Evet…Maden işçilerinden söz ediyorum. İğdiş edilmiş bir mevzuatla Mayıs ayında denetlenmiş bir ocakta ve bir seferde ondokuz Can'dı giden.Kitlesel kıyımdı sessizce işlenen.Dinamit patlatılması sonucu göçük ve grizu patlamasıydı raporlara geçen.İş güvenliği için sendikal örgütlenmenin olmadığı ,olamadığı yerlerdendi mutlaka.Küresel krizden sonra çok yoğun yaşanan işsizlik sonrası ,en azından çalışabilecekleri bir işleri olduğu için mutluydular hiç şüphesiz. Öbür yanda sermaye güçlüydü ve dokunulmazdı.Peki suçlu kim? Türkiye’de depremler yaşanıyor.Derinliğinden dolayı şiddetini en azından bizim bilemediğimiz bu sarsıntılarda kim ve kimler göçük altında kalacak, kestirmek zor değil aslında.Emeğe saygının olmadığı,ölenlerin öldükleriyle kaldığı bu ülkede yoksulluk ne yazık ki resmi rakamları tanımıyor, yalanlıyor. Örneğin;Diyarbakır'daki 15 bin 585 nüfuslu iki mahalle, 2 bin 421 hanede çıkarılan yoksulluk haritasına göre ortalama 6,4 kişilik hanelere giren aylık para 273 YTL.En büyük sorun göç.Göçün nedeni ise ‘çatışmalı ortam’ ve ‘ekonomik sebepler’.Her iki nedenden de göç edenlere göre göç etmek ,sorunu çözmüyor.Açlık sınırının altında yaşayan ve hiç bir sosyal güvencesi olmayan insanlara “yoksulluk belgesi” olarak adlandırılan “yeşil kart” verilmiş. Büyük bir oranda bu da yok.Okul çağına gelmiş çocuklar okutulmuyor ,çalıştırılıyor.Okuma yazma oranları çok düşük.Bu insanların tek isteği ‘iş’ ve ‘ aş’ . Dikkat ettiniz mi sokak eylemleri bir anda kesildi?Arabaları yaktılar, işyerlerine saldırdılar, insanlar öldü. “Ya genelleşirse” idi en büyük korkumuz..Ama bu gösterilerin başlangıcı da ,bitişi de bir düğmeye basılması kadar mekanik emir gibiydi .İşte tam da bu noktadan baktığımda adında “Barış” geçen yeni partinin samimiyetsizliğini görüyorum.Bu insanlar için ‘iş’ değil istedikleri, ‘aş’ da değil.Tek dertleri İmralı’nın kaç metrekare olduğu.İhanettir bu yapılan.Hem de doğusunda , batısında yaşayan tüm insanlara yapılan bir ihanet. Bugün Ankara’da işini,aşını kaybetmemek için direnenleri “Al sana hak” deyip sille tokat dövüyorlar.Aslında bu dayak hepimize.Şu anda elimizde olana sahip çıkmalıyız. İşte tam da bunun için her zamankinden daha çok sevmeliyiz bu ülkeyi.Sahip çıkmalıyız.Ama nasıl? Gelin bunu hep birlikte düşünelim Hatice Engin. 20.12.2009 --
Eseri Paylaş
|
Yazdırılabilir Sayfa |
Tavsiye Et
| Yorum Yaz
Bu habere toplam 1 yorum yazılmıştır. Hüseyin Zengin
[ 28 Aralık 2009 13:15 ]
İşçinin hakkın,ı her dönemde özelleştirerek işyerlerini ve atarak işçilerini, marketleşerek veriyorlar... Topraklarımızaysa betonlar dikiyorlar!.. içinde oynaşsın diye patronlaşanlar.
Yorumların tamamını okumak için tıklayın. |
SON DAKİKA HABERLERİ |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
© Copyright Günce Sanat Altyapı: MyDesign Haber Sistemi |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||